çehre

波́ is.
1. 脸, 面孔, 脸庞: ablak \çehre 圆脸 Bütün çehrelere hemen bir durgunluk, hüzün, endişe çökerdi. 所有人的脸上都显得呆滞、痛苦和不安。
2. 面貌, 外观, 外形: şehrin \çehresi 市容
3. 表情; 阴沉的脸色, 绷脸: Onun çehresinde tagayyür, muhatabının gözünden kaçmadı. 他表情的变化没有逃过对方的眼睛。Ne bu çehre! 干嘛绷着脸?
◇ \çehre asmak 噘嘴, 绷着脸, 生闷气, 沉下脸来 \çehre çatmak 板起脸, 拉下脸, 绷起脸 \çehre eğmek 面露愠色 \çehre etmek 板起脸, 拉下脸, 绷起脸: İşte söz ağız burun ekşitip çehre etti. 就是这句话, 使他眉头一皱, 拉下脸来。\çehre uzatmak 生气, 板起面孔, 拉下脸, 绷起脸: Ortada bir şey yokken niye çehre uzatıyorsun? 无缘无故的, 你生什么气?\çehre züğürdü 相貌丑陋的, 丑八怪: Bayan zengindir, gençtir de, gel gelelim, çehre züğürdüdür. 这女士很有钱, 也很年轻, 然而是一个丑八怪。-in \çehresi atmak 脸色苍白 -in \çehresi bozulmak 喜形于色: Size ne oluyor, çehrenız bozuldu. 你们怎么了?这么喜形于色的?-in \çehresi dönmek 变脸, 板起脸, 拉下脸, 绷起脸 \çehresi sirke satmak 生气, 愠怒, 绷着脸, 脸色难看, 愁眉苦脸 -in \çehresinden düşen bir parça olmak 俚́ 烦恼, 烦闷, 忧愁, 愁眉苦脸: Ali’nin çehresinden düşen bir parça oluyor. 阿里显得愁眉苦脸的。\çehresine karanlık gelmek 俚́ 烦恼, 烦闷, 忧愁, 愁眉苦脸 \çehresini çatmak 生气, 板起面孔, 拉下脸, 绷起脸

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çehre — is., Far. çihre, çehre 1) Yüz (II) Ben şimdi o güzel çehreden başka / Ne bir yüz düşünür ne hatırlarım. N. H. Onan 2) mec. Görünüş 3) mec. Kimlik Şehrin etnik çehresi de bizim için az çok meçhuldür. A. H. Tanpınar 4) mec. Somurtkanlık Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cehre — is., esk., Far. cehre Pamuk, yün, ipek vb.ni eğirip iplik durumuna getirmeye yarar araç, iğ …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çehre — (F.) [ ﻩﺮﻬچ ] yüz …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • cehre — mahrem, hademe, baçı, nuker …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CEHRE — Açıkta ve belli olan şeyler. * Pamuk ve ipek sarılan masura …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÇEHRE — f. Vech, yüz, surat. * Mc: Surat asmak, dargınlık. * Görünüş, şekil, zahir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çehre — yüz, sime …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • çehre züğürdü — is. Yüzü çirkin olan kimse Bayan zengindir, gençtir de gelgelelim çehre züğürdüdür. B. Felek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çehre almak — tavır takınmak Benimle yalnız kalınca yine bir nöbet ağlayıp sızlayacaklarını hissettiğim için çatkın bir çehre almıştım. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çehre etmek — surat etmek Bir şeyim yok, asabım bozuk diye cevap veriyor, çehre ediyordu. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ÇEHRE-NÜMUD — f.Yüzünü gösteren, yüz gösterici …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.